
Çeyrek asrı geçen çalışma süresiyle İşNet’in kurumsal hafızasında saygın bir yeri var Aytül Sepetçi’nin. Kariyerinin neredeyse tamamı teknolojiyle iç içe geçmiş. 30 yıllık deneyimi doğrultusunda teknolojiyi yalnızca bir altyapı değil, kurumların rekabet gücünü artıran stratejik bir değer olarak görüyor. Güven, sürdürülebilirlik ve kapsayıcı liderlik anlayışıyla şekillenen yaklaşımını da bu söyleşide samimiyetle paylaşıyor.
İşNet Genel Müdür Yardımcısı Aytül Sepetçi ile uzun soluklu bir kariyerin kazandırdığı bakış açısını, teknoloji sektöründe değişen liderlik anlayışını, kadınların üst yönetimde daha güçlü temsil edilmesi için atılması gereken adımları ve İşNet’in “İnsan İçin Teknoloji” vizyonunu konuştuk…
Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, işletme ve yöneticilik alanındaki yetkinliklerimi geliştirmek amacıyla Marmara Üniversitesi MBA programına katıldım. Mühendislik eğitiminin kazandırdığı analitik bakış açısını, bu eğitim sayesinde stratejik yönetim ve iş geliştirme perspektifiyle tamamladım.
Kariyerime üretim planlama alanında başladım. İşNet yolculuğum ise satış ve pazarlama alanında başladı. Kurum içinde üstlendiğim farklı görevler sayesinde müşterilerimizin değişen beklentilerini yakından tanıma, teknolojinin kurumlara sağladığı değeri farklı açılardan deneyimleme ve ekiplerimizle birlikte bu dönüşüme katkı sunma fırsatı buldum.
Bugün İşNet Genel Müdür Yardımcısı olarak, 20 yılı aşkın kurum deneyimimi ekiplerimizin ortak aklı ve uzmanlığıyla birleştirerek şirketimizin sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlamaya devam ediyorum.
Aynı kurumda uzun yıllar farklı sorumluluklar üstlenmek, bana güçlü bir kurumsal hafıza ve bütüncül bir bakış açısı kazandırdı. Bir şirketin değişen pazar koşullarına nasıl uyum sağladığını, stratejik kararların uzun vadede nasıl sonuçlar doğurduğunu ve dönüşümün ancak sürdürülebilir bir yaklaşımla mümkün olduğunu yakından deneyimleme fırsatı buldum.
Kariyerimdeki en önemli dönüm noktası ise operasyonel sorumluluklardan, şirketimizin uzun vadeli vizyonuna ve büyüme stratejilerine yön veren yönetsel rollere geçişim oldu. Bu değişim geleceği öngörmenin, doğru öncelikleri belirlemenin ve ekipleri ortak bir hedef etrafında buluşturmanın önemini bana çok daha net gösterdi.
Bugün geriye dönüp baktığımda, istikrarın kurumlara sağladığı en büyük değerin güven ve sürdürülebilirlik olduğunu görüyorum. Bana göre sürekliliğin en önemli kazanımı ise geçmişten gelen bilgi ve deneyimi, değişen dünyanın ihtiyaçlarıyla buluşturabilmek. Kurumsal hafızayı korurken yeniliğe açık kalabilmek, uzun yıllardır aynı kurumda olmanın bana kazandırdığı en değerli bakış açısı oldu.
İşNet’i bugün, kurumların teknoloji ihtiyaçlarını uçtan uca karşılayan güvenilir bir teknoloji iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Telekomünikasyon alanındaki güçlü altyapı deneyimimizi; veri merkezi, bulut, siber güvenlik, dijital dönüşüm, yönetilen hizmetler ve e-dönüşüm çözümlerimizle bir araya getiriyoruz. Bugün 130’dan fazla hizmetimiz ve 300 bini aşkın müşterimizle, farklı ölçeklerdeki kurumların teknoloji yolculuğuna bütüncül çözümler sunuyoruz. Amacımız müşterilerimizin büyüme hedeflerine eşlik eden, güvenilir ve uzun soluklu bir çözüm ortağı olmak.
Önümüzdeki dönemde yapay zekanın iş süreçlerine entegrasyonu, siber güvenlik, hibrit ve çoklu bulut yapıları ile regülasyon odaklı teknoloji yatırımlarının daha da önem kazanacağını öngörüyoruz. Bu doğrultuda altyapı, güvenlik ve yapay zekâ alanlarındaki yetkinliklerimizi sürekli geliştiriyor; müşterilerimizin gelecekte karşılaşacakları dönüşüme de hazır olmalarını sağlayacak çözümler geliştiriyoruz. Teknolojiyi, kurumların rekabet gücünü artıran stratejik bir kaldıraç olarak görüyor ve bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kurumların teknolojiye bakış açısındaki köklü değişimin doğal bir sonucu olarak görüyorum. Artık kurumlar yalnızca bir ürün ya da teknoloji yatırımı satın almıyor; o teknolojinin nasıl yönetileceğini, nasıl güvenli hale getirileceğini, nasıl ölçekleneceğini ve iş hedeflerine nasıl değer katacağını da birlikte değerlendiriyor. Dolayısıyla teknoloji yatırımlarında ürünün kendisinden çok, sunduğu hizmet modeli ve yarattığı iş değeri öne çıkıyor.
Bugün ağ, veri merkezi, bulut, siber güvenlik ve uygulama katmanlarının birbirinden bağımsız yönetilmesi giderek zorlaşıyor. Teknoloji ekosistemleri karmaşıklaştıkça, kurumlar farklı çözümleri tek bir strateji altında birleştirebilen, operasyonel sorumluluğu üstlenebilen ve iş sürekliliğini güvence altına alabilen iş ortaklarına ihtiyaç duyuyor.
Bana göre gelecekte rekabet avantajı sağlayacak unsur da teknolojiyi kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir bir hizmete dönüştürebilmek olacak. Kurumların beklentisi de tam olarak bu yönde şekilleniyor.
Bence kurumların en çok zorlandığı konu, teknolojiyi iş süreçlerine doğru şekilde entegre ederek sürdürülebilir bir değer üretilmesini sağlamak. Dijitalleşme artık bir teknoloji projesi olmaktan çıkıp, doğrudan iş yapış biçimlerini dönüştüren stratejik bir konu haline geldi.
Dijital dönüşümün önündeki en büyük engel doğru bilgiye, doğru uzmanlığa ve doğru dönüşüm planına erişim. Başarılı bir dijital dönüşüm için teknolojinin mevcut sistemlerle uyumlu çalışması, verinin doğru yönetilmesi, güvenliğin sağlanması ve tüm süreçlerin sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi gerekiyor.
Biz de bu doğrultuda dijitalleşmeyi kurumsal kapasiteyi geliştiren bir dönüşüm süreci olarak değerlendiriyoruz. İşNet olarak da kurumların bu yolculukta ihtiyaç duyduğu altyapıyı, uzmanlığı ve yönetilen hizmetleri bir arada sunarak, teknolojiyi gerçek iş değerine dönüştürmelerine destek oluyoruz.
Sektörünüzde kadın liderlerin sayısı artıyor ama üst kademelerde denge hâlâ tartışma konusu. Sizce bu tabloyu değiştirmek için neler yapılabilir?
Son yıllarda kadın liderlerin sayısında önemli bir artış var. TÜBİSAD'ın 2025 verilerine göre bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe kadın çalışan oranı %33, kadın yönetici oranı ise %37. Ancak TÜİK verileri, üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarında kadın oranının %21,5 olduğunu gösteriyor. Bu tablo bize ilerleme kaydedildiğini, ancak özellikle karar alma mekanizmalarında daha dengeli bir temsil için yapılacak çalışmaların devam etmesi gerektiğini gösteriyor.
Bence bunun temelinde fırsat eşitliğinin kurum kültürünün doğal bir parçası haline gelmesi yatıyor. Kadınların kritik projelerde yer alması, görünür sorumluluklar üstlenmesi, mentorluk ve liderlik gelişim programlarıyla desteklenmesi ve güçlü rol modellerle karşılaşması, sürdürülebilir değişimin en önemli unsurları.
İşNet'te bu yaklaşımı somut uygulamalarla hayata geçiriyoruz. Kadın çalışan oranımız %34,5 ile sektör ortalamasının üzerinde. Yönetim kademesindeki kadın temsil oranımız %55. “Kadın Liderler Gelişim Akademisi” kapsamında bugüne kadar 102 çalışma arkadaşımızın liderlik gelişim programlarına katılması, bu alandaki kararlılığımızın önemli göstergelerinden biri.
Ben kadın liderliğini yalnızca temsil meselesi olarak görmüyorum. Farklı deneyimlerin ve bakış açılarının bir araya gelmesi, daha sağlıklı kararlar alınmasını ve kurumların geleceğe daha güçlü hazırlanmasını sağlıyor. Bu nedenle kapsayıcı liderlik anlayışının, teknoloji sektörünün sürdürülebilir başarısında belirleyici bir rol oynayacağına inanıyorum.
İşNet'in kurum kültürünü güven, müşteri odağı, yenilikçilik, sorumluluk, ekip ruhu ve sürekli gelişim gibi birçok değer birlikte şekillendiriyor. Benim en çok benimsediğim ve çalışma anlayışımı en iyi yansıtan değer ise "İnsan için Teknoloji" yaklaşımımız.
Çünkü teknolojiye hiçbir zaman tek başına bir amaç olarak bakmadım. Bana göre teknoloji, insanların hayatını kolaylaştırdığı, kurumların iş süreçlerini güçlendirdiği ve topluma değer kattığı ölçüde anlam kazanıyor. Bu bakış açısı, aldığımız kararlardan geliştirdiğimiz hizmetlere, ekiplerimizle çalışma biçimimizden müşterilerimizle kurduğumuz ilişkilere kadar her alana yansıyor.
İşNet'in kurum kültürü de yıllar içinde bu anlayış doğrultusunda önemli bir dönüşüm geçirdi. Faaliyetlerine internet altyapı sağlayıcısı olarak başlayan şirketimiz, bugün veri merkezi, bulut, siber güvenlik, dijital dönüşüm, yönetilen hizmetler ve e-dönüşüm alanlarında uçtan uca çözümler sunan güçlü bir teknoloji şirketine dönüştü. Bu dönüşüm hem hizmet portföyümüzü hem de çalışma kültürümüzü geliştirdi. Bugün daha çevik, daha iş birliğine açık, farklı uzmanlıkları ortak hedeflerde buluşturan ve müşteriyi tüm süreçlerin merkezine alan bir kültüre sahibiz.
Bence güçlü bir kurum kültürü, değişirken özünü koruyabilmektir. İşNet'in bugün geldiği noktada da bizi farklılaştıran en önemli unsurun, teknolojiyi her zaman insan ve değer odaklı bir anlayışla geliştirmemiz olduğuna inanıyorum.
Geleneksel sanatlarımızdan ebru, benim için çok özel bir yere sahip. Ebru; sabrı, dikkati ve akışa uyum sağlamayı gerektiren bir sanat. Suyu zorlayamazsınız; onu anlamanız ve onunla uyum içinde hareket etmeniz gerekir. Aslında bu yaklaşımın liderlikte de önemli bir karşılığı olduğuna inanıyorum. Her şeyi kontrol etmeye çalışmak yerine doğru ortamı oluşturduğunuzda, en güzel sonuçlar kendiliğinden ortaya çıkabiliyor.
Ebru sanatı bana zihinsel olarak yenilenme fırsatı sunarken, yaratıcılığımı ve farklı açılardan düşünme becerimi de besliyor. İş hayatındaki analitik bakış açımı daha sezgisel ve estetik bir perspektifle dengelememe yardımcı oluyor.
Bunun yanında ailem ve dostlarımla vakit geçirmek, doğada yürüyüş yapmak ve yeni yerleri keşfetmeye zaman ayırmak da bana enerji veriyor. Çünkü inanıyorum ki insan kendini besledikçe hem daha iyi bir yönetici hem de daha iyi bir ekip arkadaşı olabiliyor.