Blog

Uydu Haberleşmesinin Kuralları Baştan Yazılıyor

23.10.2018

İletişim dünyasının vizyonu hızla değişiyor. İletişim sektörü hizmet sağlayıcıları herkesin, her yerde, her an, her hizmeti almasını hedefliyorlar. Evimizde, iş yerimizde kullandığımız genişband bağlantının aynısına; ister aracımızda, ister açık denizlerde seyahat eden gemilerde, isterse kıtalar arası uçan uçaklarda veya dünyanın en uzak adasında aynı hızda ve kalitede ulaşabilmemiz için hazırlıklarını yapıyorlar. Sadece insanlar arası değil, aynı zamanda etrafımızdaki tüm cihaz ve araçlar artık birbirleri ile yaratılan bu muazzam network aracılığı ile konuşarak bizlere hayatı kolaylaştırmak için hazırlanıyorlar.

Mobil iletişim teknolojisindeki gelişmeleri hep beraber izliyoruz. 2G, 3G, 4G, 4.5G networkleri bugün gittikçe daha da yaygınlaşarak kullanılıyor. Bu iletişim sistemleri ile internet bağlantı hızlarında büyük gelişmeler sağlandı. Yakın geçmişe göre mobil akıllı cihaz başına sağlanan internet bağlantı hızı bugün 4.5G ile test ortamlarında 1.2 Gbps’e, pratikte de bulunulan yere bağlı olsa da yer yer 100 Mbps seviyelerine ulaşmaya başladı. Peki, 5G buna nasıl bir katkı sağlayacak?

Aslında, bugüne kadar bağlantı hızlarında olan artışı, gelişme olarak kabul edersek, 5G ile gelinecek noktaları devrim olarak kabul edebiliriz. 5G ile ulaşılacak hızlar Nx10Gbps’lar olacak. Burada devrim sadece hızda değil, iletişim network yapısıyla da olacak. Aslında, bütün bu gelişmeler Endüstri 4.0 devriminin, iletişim ayağını oluşturuyor.

Uydu haberleşme sektörü açısından buradaki sorular, uydular bu hikayenin neresinde? Uydular bu hikayede ne kadar büyük bir rol oynuyorlar ve bu rol neye bağlı?

İlk ticari uydunun 1962’de kullanılmaya başlamasının üzerinden geçen 56 yıl içerisinde haberleşme uydularında da muazzam gelişmeler kaydedildi ve bu süreç iletişimin her alanında olduğu gibi devam ediyor.

Aslında, hayaller ihtiyaçları tetikliyor, ihtiyaçlar da teknolojiyi geliştiriyor. Doğal olarak bugün kullandığımız uydu networkleri gelecekteki genişband ihtiyacını karşılamak için tasarlanmadılar. Şu an sabit jeosenkron (GEO) yörüngede çalışan geniş beam, standart bir uydunun üzerinde kullanılan data kapasitesini toplasak sanırım bir kaç Gbps’i geçemeyiz. Tabii ki, burada ana etken uydu olduğu kadar, uyduyu kullanan yer teçhizatının (özellikle uydu modemlerin) teknolojileridir.

Aynı GEO yörüngeyi kullanan yeni nesil hücresel HTS (Yüksek hızlı uydular) ile bugün 300Gbps'lere, birkaç yıla kadar da NxTbps’lere çıkılacaktır.

NSR’ın (Northern Sky Research) global uydu kapasite arz ve talebini inceleyen aşağıdaki grafikten anlaşılacağı üzere, FSS (GEO sabit haberleşme uyduları) bugünki kapasitelerini 2026 yılına kadar 1:1 oranında arttırırken, GEO-HTS uyduları 1:10, şu an devrede olmayan LEO-HTS uyduları ise, FSS ve GEO-HTS uydularının toplam kapasitelerinin de üzerinde bir kapasiteye sahip olacaklar.

Uydu operatörleri aslında 2G, 3G ve 4.5G/LTE networklerinde de mobil operatörlerle birlikte kısıtlı hizmetler için de olsa birlikte çalıştılar. Ancak, gelecekte hem GEO (sabit yörünge uyduları) hem de sabit olmayan MEO yörüngeleri izleyen uydular 5G kullanım senaryolarında önemli bir role sahip olacaklar.

Uydu hizmet sağlayıcıları VSAT networklerini, sanallaştırılmış, yazılım tanımlı (SDF) fonksiyonları yerine getiren hizmetlere dönüştürecekler.

Hizmetin basitçe yönetilebilir hale gelmesini organize ederek orkestrasyonu sağlayacaklar.

  • Hizmetin teslim süresi kısalacak,
  • Maliyet azalacak,
  • Ortak bir 5G network inferface’i oluşturulacak,

Böylece son kullanıcı, uydu, mobil telefon ve wifi’a benzer deneyimle elde edebilecek.

Bu noktada SAT5G fikri oluşuyor.

SAT5G her yerde 5G erişimini sağlamak için uydunun 5G şebekesine entegrasyonunu sağlamayı amaçlayan bir Avrupa konsorsiyumu olarak ortaya çıkmıştır.

3GPP – Üçüncü Jenerasyon Ortaklık Projesi. 5G’nin gelişimini amaçlayan endüstri birliğidir.

Kore networkler, 5G’nin ana yapısı olan uçtan uca ve merkeze doğru sanallaştırma gereksinimlerinden etkileniyor ve aynı zamanda 5G gereksinimlerini etkiliyor.

Sabit şebekeler, mobile backhaul ihtiyaçlarını karşılamak için yeni kazanımlar elde ederken, sabit şebekenin yerini alabilecek gigabit seviyesindeki 5G’nin yeni rekabetiyle de yüzleşecekler.

Uydu sektörü, bugünlerde, 5G'nin ve IoT’nin uydu ağları üzerindeki etkisini değerlendiriyor. İyimser görüş - uydu endüstrisinden sadece iyimser görüşler duyulduğunu söylemek doğru olur -, uyduların son yıllarda sahip olduğu aynı rolü oynamaya devam edeceğidir.

Uyduların 5G’deki rolü sadece bağlantı sağlayan bağımsız bir network olmaktan ziyade, diğer ağlarla bütünleşeceği ve vizyonun çekirdeğini bu entegrasyonun oluşturacağını söyleyebiliriz.

Diğer bir deyişle, uyduların 5G’deki rolü; ana (trunk) bağlantısı, hücresel sistemin bağlantısı, içerik dağıtımı veya karasal ile hibrit servis sağlayarak en uzaktaki noktaya, trafiği en değişken noktaya, tren, uçak, araba, gemi, insanlı/insansız hava araçlarına (uçan araçlara) en ücra yerleşim yerlerine hizmet götürmek olacaktır.

 

Mehmet Erkut BALCI 

İşNet Müşteri Çözümleri Grup Müdürü

 

Referanslar:

www.aviatnetworks.com

www.digimantralabs.com  

www.nsr.com